‘ABD’nin hem yeni hedefi, hem yeni müşterisi’

19.07.2017

12 views Kişi Okumuş

0 Yorum

‘ABD’nin hem yeni hedefi, hem yeni müşterisi’

Suudi Arabistan'ın yanı sıra çeşitli Körfez ülkelerinin Katar'la ilişkisini kesmesiyle baş gösteren Katar-Körfez krizi yeni bir dönemecin eşiğinde. ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk yurt dışı gezisi esnasında 110 milyar dolar değerinde askeri anlaşma imzaladığı Suudi Arabistan önderliğindeki çeşitli Körfez ülkeleri Katar'a cephe almış; bölgedeki gerginlik, Körfez ülkelerinin 23 Haziran'da Doha'ya, aralarında Müslüman Kardeşler, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), El Kaide ve Hizbullah'ı 'terörist organizasyonların' yanı sıra İran'la ilişkisini kesmesi ve Katar'daki Türkiye'nin askeri üssünün kapatılması talebinin de yer aldığı 13 maddelik bir liste yollamasıyla tırmanmıştı.

Ancak Suudi Arabistan ve ABD'ye karşı olası bir Katar-İran birliğinin konuşulmaya başlamasından kısa bir süre sonra ABD ve Katar 12 milyar dolarlık savaş uçağı satın alım anlaşması imzaladı. İki ülke ayrıca "terörle mücadele ve terörün finansmanının önlenmesi" konularında iş birliği yapacaklarını duyurdu. Anlaşma öncesi, komşularına ‘itidal' çağrısı yapan ve misillemeden yana olmadığını belirten Doha yetkilileri, son olarak kendisine ambargo uygulayan Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır aleyhinde uluslararası mahkemelerde dava açacağı ve ambargo kaynaklı zararın karşılığını talep edeceği bildirildi. Amerikan Washington Post gazetesinin 'Birleşik Arap Emirlikleri'ni krizin sorumlusu' olarak hedef göstermesiyle boyut değiştiren kriz "ABD'nin Körfez'deki yeni hedefi BAE mi?" sorusunu gündeme getirdi.

Sputnik'e konuşan Gazeteci Mehmet Ali Güller, BAE'nin ABD'nin yalnızca yeni hedefi değil, ayrıca potansiyel silah müşterisi olduğuna işaret etti.

ABD ile Katar arasında 12 milyar dolarlık savaş uçağı anlaşmasının Körfez'deki krizin seyrini değiştirdiğine işaret eden Güller "Katar'a silah satışını, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un ortamı yumuşatmaya çalıştığı körfez diplomasisi izledi. Hemen ardından İngiltere, Katar'la ortak deniz tatbikatı yaptı; Fransa ise Körfez ülkelerinden Katar'a uygulanan ambargoyu kaldırmasını istedi. Bitti mi? Hayır. ABD istihbaratı Washington Post üzerinden Katar krizinin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin olduğunu ilan etti" dedi.

‘TRUMPİZM VE İHVANCILIK OYUNLARI'

BAE'nin hedef gösterilmesinin, ülkenin ABD'nin yeni silah müşterisi olacak olması anlamına geldiğine işaret eden Güller "ABD'nin sıradaki silah satışı Birleşik Arap Emirlikleri'ne olacak! İşte bu Trumpizm'dir. Bu, bir iş adamı olan Trump'ın yönettiği ABD'nin Ortadoğu'daki masraflarını yine bölgeye ödetme biçimidir" dedi.

Körfez krizinde hızla Katar'ın yanında saf tutulmasını eleştiren Güller "Büyük analizler yapıp öyle hızla Katar'ı antiemperyalist cepheye kaydetmek gerçekle bağdaşmıyor. Kuşkusuz Katar'ın Hükümeti'yle birlikte bölgede İhvancılık yapıyor oluşu, bu ülkeyi Suudi Arabistan ve Mısır blokuyla karşı karşıya getirdi. Evet, Katar ile İran'ın ortak doğal gaz havzasına sahip oluşu Doha ile Tahran arasında zorunlu bir iş birliği alanı yaratmakta. Ve evet, Riyad Doha'nın bölgede boyundan büyük işlere soyunmasından oldukça rahatsız. Ancak tüm bu gerçekliklerin üstünde daha belirleyici olan gerçek varsa o da, ABD'nin Katar'da 12 bin kişilik askeri kuvvetinin olmasıdır" diye konuştu. 

‘KATAR MAZLUM DEĞİL, ABD İŞ BİRLİKÇİSİ'

Türkiye'nin Katar'a asker göndererek bölge üzerinde oynanan oyuna alet olduğuna işaret eden Güller "İktidar çevreleri, Katar'a asker gönderme kararına meşruiyet sağlayabilme çabası içinde olsa da Katar mazlum ve dayanışmaya ihtiyaç duyan bir ülke değil. Tersine, ABD'nin iş birlikçisi olan bir Körfez emirliği. Üstelik komşumuz Suriye'ye düşmanlık yapıyor" dedi.

Güller "Katar, AKP hükümetinin iktidarını sürdürebilmesi için finansal yardımlar yapmakta. İşte Mehmetçik de bu paranın karşılığı olarak Katar'a gönderilmiştir" diye ekledi.

‘RUSYA BAŞINDAN BERİ DOĞRUYU YAPTI'

Rusya'nın krizde taraf tutmayarak doğru hamleyi yaptığına işaret eden Güller "Rusya gibi tecrübeli bir devlet de bu gerçeği gördüğü için kriz başlar başlamaz bir taraf tutma pozisyonu almadı ve Katar'dan ABD karşıtı cepheye üyelik yazmadı. Tersine iki tarafa da mesafesini korudu. Oysa AKP hükümeti İhvancılık ve finansal ilişkileri nedeniyle açıkça Katarcılık yaptı ve şimdi bu pozisyonun sancılarını çekmeye başlayacaktır, hatta başlamıştır" dedi.

BAE Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Abdullah Sultan el Nuaimi'nin, "Müslüman Kardeşler bağlantılı" dokuz vatandaşını iade talep ettiği açıklamasını hatırlatan Güller, Nuaimi'nin sözlerini şöyle yorumladı: 

"Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri yetkilisi açık açık 'Biz FETÖ üyesi iki generali iade ettik, aynı hassasiyeti Türkiye'den bekliyoruz, Hakan Fidan ne istediğimizi biliyor' demektedir. Umarız Erdoğan'ın bu hafta sonu Riyad'a yapacağı ziyaret, bu pozisyondan kaynaklı olarak ciddi tavizlerle sonuçlanmaz."

 

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.