Kürtler yine mi aldatılıyor acaba.?

10.06.2018

8 views Kişi Okumuş

0 Yorum

Kürtler yine mi aldatılıyor acaba.?

Suriye’nin Irak sınırındaki petrol ve doğalgaz zengini Fırat nehrinin ikiye böldüğü Deyr El-Zor vilayetinde iki karşı cephede üç ana askeri kuvvet mevcut; Suriye ordusu, ona lojistik destek veren Rus ordusu, Lübnan Hizbullah’ı ve bu kuvvetlerin denetiminde savaşan irili ufaklı milisler. Buna mukabil, ABD ordusu ve beslediği -YPG’nin başını çektiği SDG ve IŞİD. Suriye hududunda ve hatta içinde IŞİD’e karşı operasyon yapan Irak ordusu ve Haşdi Şabi kuvvetleri. Deyr El-Zor cephesi birkaç gündür ateşli. Birçok yerde IŞİD’in Suriye ordusu ve müttefiklerine karşı yeniden saldırıda. IŞİD’in merkezi karargahı Rakka’da -YPG ve ABD tarafından yok edildiği iddia edilen IŞİD’in Suriye ordusunun üstüne salındığını ve başka askeri amaçlar için ABD üslerine götürüldükleri biliniyor. -YPG’nin hapishanelerinde olan IŞİDçilerin büyük paralar ve anlaşmalar karşılığında Suriye ordusu ile YPG’nin arasına tampon askeri olarak istihdam edildikleri yönünde haberler yer aldı.

Son çatışmalarda Abu Kemal kasabasının IŞİD’in eline geçtiği haberleri Suriye ordusu tarafından yalanlandı. Çatışmalarda Hizbullah’ın önemli bir komutanı olan Nasır Cemil Hadraj’ın hayatını kaybettiği Lübnan’da resmi bir cenaze töreni ile ilan edildi. Irak ordusu ve Haşdi Şabi’nin Suriye ordusuna yardım ettiği ve Suriye içinde operasyon yaptığı görüldü. ABD ve PKK-YPG tarafından yok edildiği, omurgasının kırıldığı iddia edilen IŞİD nasıl oluyor da halen Deyr El-Zor’da Suriye ordusuna karşı bu çapta ve en son silah gücüyle saldırılar yapabiliyor? Nereden besleniyor ve kimler tarafından nerede saklanıyor? Bunun cevabı ABD ve karagücü PKK-YPG ve onlarla birlikte ittifaklar kuran Suudi isithbaratı ve parasıyla savaşan, Türkiye’de İstanbul ve Reyhanlı’da toplantılar yapan Suriyeli ve Iraklı “Sünni” aşiretlerde saklı.

MAHMUR’A OPERASYON

Son Deyr El-Zor saldırıların İsrail baskısı altındaki ABD’nin yeni bir kumpası olarak değerlendirebiliriz. Zira Güney cephesinde Rusya ve Suriye’ye taviz veren, el-Tanef askeri üssünü boşaltmayı kabul eden ve Ğuta gibi bir uzlaşmanın yürürlüğe gireceği bir zaman diliminde Deyr El-Zor’da IŞİD’in cepheye sürülmesi tesadüfi değildir. Ayrıca bu son saldırının İdlib ile ilgisi ihtimal dahilindedir. Suriye askeri sahasında en nihayet İdlib düğümü için kıpırdanmalar başladı. Terör örgütlerin kuluçka yuvası İdlib önce farklı grupların kanlı çatışmalarına sahne oldu ve olmaya devam ediyor. Yüzlerce intihar saldırısı, bombalı araç saldırısı ve direkt çatışmalar vuku buluyor. Suriye savaş uçakları, ‘silah bırak, teslim ol aftan yararlan ya da yok ol’ broşürleri atıyor. Sivil halktan terör örgütlerine karşı protesto eylemleri yapmasını ve onları bölgelerinden çıkarmalarını istiyor. Sahada çatışmazlığı sağlamakla mükellef 1000 kadar Türk askeri var. Gözlem noktaları var.

 

Türkiye Crablus ve Afrin’i tahkim ederken Münbiç’e sarkarken Suriye ordusu Humus ve Hama’dan sonra Halep’in Güneyi ve İdlib’e doğru genişleme hamleleri yapmaktadır. Ayrıca muhalif gruplar yalanlasa da Rusya ile Türkiye arasında Tel Rıfat ve İdlib’in hemenHhatay sınrırında yer alan El Nusra ve Orta Asya’lı grupların konuşlandığı Jisr El-Şuğur üzerine görüştükleri ve çözüm için anlaştıkları iddiaları var.

Erdoğan CNN Türk’te, “Kandil , Sincar ve evet burada ilk kez açıklıyorum Mahmur Kampı, PKK’nın kuluçka yuvası Mahmur kampına bir gece ansızın gelebiliriz…Irak ile görüşüyoruz yaparsa ne ala..BM ile de görüşeceğiz onlarda önlem alırsa ne ala yok biz yapamayız dediler o zaman o kampları yok ederiz.. Bir de Fırat’ın Doğusu var tabi. Deyr El-Zor var…Zengin petrol ve gazı yatakları var..Suriye merkezi hükümeti de orasıyla ilgileniyor…Bu konularla ilgili Rusya ve İran ile Astana, Soçi ve Ankara görüşmeleri devam ediyor..Bir sonraki toplantıyı Tahran’da yapacağız” açıklamasında bulundu.

FIRAT’IN DOĞUSUNA HAPSETMEK

Bu ifadeler Afrin, Münbiç, Kandil, Sincar ve en nihayet Mahmur kampına yapılacak askeri müdahaleler veya baskıların hedefi PKK-YPG’yi Fırat’ın doğusuna hapsetmek stratejisine hizmet eden askeri planlama olarak görünüyor. Suriye ordusunun her taraftan İdlib’e gönderdiği dini-dar terör örgütleri misali bölücü yapılanmayı bu coğrafyaya taşıma amaçlı geliyor. En nihayet hem İdlib hem de Fırat’ın Doğusuna Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Rusya’nın açık veya gizli ortak askeri operasyonla meseleyi kökünden çözmek isteklerini akla getiriyor. ABD, İsrail ve sahadaki müttefiklerinin elleri armut toplamıyor. Bu oyunu bozacak hamleleri hem seçime müdahale ederek hem de IŞİD’ ve benzeri dini-dar örgütleri Suriye’de yeniden hortlatarak önlemeye çalışacaktır. Ancak kuşatma, bir bölgeye yığma, hapsetme ve en sonunda tehdidi ortadan kaldırma stratejisinin devrede olduğunu söyleyebiliriz.

“PKK’nın Suriye’deki paravan örgütü Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG), başkent Şam’a giderek, önkoşulsuz olarak Suriye hükümeti ile müzakerelerde bulunmaya hazırlandığını iddia etti” Aydınlık gazetesinin 6 Haziran’da naklettiği birçok medya kuruluşu tarafından paylaşıldı. Salih Müslim’in ABD’ye kızgın olduğu, ABD ile ilişkilerinin değişebileceği, Rusya ve Suriye ile ittifakın uzak bir ihtimal olmadığını söylediği iddia ediliyor. Aldatmak ve aldanmak mümkündür. Ama vatanı işgal ve talan eden ecnebi müstevlinin piyonu olmak işte bu aldatılmaya değil ihanete girer. Kürtleri en çok aldatanlar tarihten ibret almayan ve mensubu olduğu vatan ve bayrağa ihanet eden Salih Müslim ve benzerlerinin ihanetidir. Hatanın neresinden dönülürse kardır ama AB, İsrail ve AB’nin kucağından inmek bu kadar kolay mı sanmıyorum. Peki Şam’a yapıldığı iddia edilen ziyaretler, Salih Müslim’in açıklamaları ne manaya geliyor? Hayatlarını ütopik bir strateji uğruna taktiklerle yaşamış olanların taktiksel hamleleridir.

İlgili Terimler : , ,

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.