Kuzey Kıbrıs’ta 7 Ocaktaki erken seçim neyi değiştirecek?

04.01.2018

6 views Kişi Okumuş

0 Yorum

Kuzey Kıbrıs’ta 7 Ocaktaki erken seçim neyi değiştirecek?

Kuzey Kıbrıs, 7 Ocak Pazar günü erken genel seçime gidiyor. 2016 yılının Nisan ayında, Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve Demokrat Parti'nin (DP) koalisyon hükümeti kurduğu Kuzey Kıbrıs'ta gerçekleşecek seçimler öncesi Sputnik'e görüş bildiren uzmanlar, Kuzey Kıbrıs eski Cumhurbaşkanı ve Kurucu Lideri Rauf Denktaş'ın kurduğu Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) sandıktan birinci çıkacağına işaret ediyor. Uzmanlar ayrıca, en uzun süre iktidarda kalan parti olması itibarıyla özellikle sol muhalefetin "Kuzey Kıbrıs'ın bütün temel sorunlarının kaynağı" olmakla eleştirdiği UBP'yi, Kıbrıs müzakerelerinde federal çözümü destekleyen ve son seçimlerde iç sorunların çözümüne ilişkin vaatleriyle ön plana çıkan Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP) takip edeceğine işaret ediyor.

Ancak bu tahmin, sandıktan birinci çıkması beklenen UBP'nin tek başına iktidar olmayı garantilediği anlamına gelmiyor. Zira yerel medyada, kurulması olası çeşitli ikili ve üçlü ittifaklar sıkça gündeme geliyor. Bunlardan en önemlisi ve en günceli geçtiğimiz günlerde çeşitli gazetelerde yer aldığı üzere, Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP), Halkın Partisi (HP) ve Toplumcu Demokrasi Partisi'nin (TDP) koalisyon için görüştüğü iddialarıyla gündeme gelen olası ittifak. Bir diğeri ise, KKTC Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu üyesi ve Kıbrıs uzmanı Ata Atun'un işaret ettiği üzere UBP'nin iki küçük partiyle kuracağı üçlü koalisyon.

Tabii, seçimlerde ön plana çıkan başka partiler de var. Bunlardan biri, 1992 yılında UBP'den ayrılan dokuz milletvekili tarafından kurulan halihazırda genel başkanlığını Rauf Denktaş'ın oğlu Serdar Denktaş'ın yürütmekte olduğu Demokrat Parti (DP). Son tahminlere göre DP'nin yüzde 5'lik seçim barajını geçerek parlamentoda yer alması da muhtemel görünüyor. Barajı geçmesine kesin gözle bakılan bir diğer partiyse, ilk kez seçimde yer alacak olan ve 2016 yılında kurulmuş Halkın Partisi (HP).

‘UBP'NİN İKİ PARTİYLE KOALİSYONA GİTMESİNİ OLASI GÖRÜYORUM'

Kuzey Kıbrıs'taki seçimlere ilişkin görüşlerini Sputnik'e aktaran ilk isim KKTC Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu üyesi ve Kıbrıs uzmanı Ata Atun oldu.

Sandıktan UBP'nin birinci, CTP'nin ise ikinci çıkacağı yönündeki öngörüsünü paylaşan Atun "Her iki partinin de seçimlerdeki vaatleri benziyor. Bu vaatlerin başında, bugüne kadar gelişmemiş Karpaz, İskele gibi bölgelere yatırım yapmak ve bu bölgelerde tarım, istihdam ve üniversitelerin açılmasını teşvik etmek var. Ayrıca, kamuda reform ve memurların iyi çalışmasını sağlamak ve yolsuzlukları önlemek de seçimlerin klasik vaatleri arasında. Ancak iki partinin temel ayrışma noktası Kıbrıs Sorunu'na yaklaşımları. UBP, Türkiye'ye anavatan olarak bakan bir perspektife sahip. Güvenliğimizi Türkiye'nin sağlamaya devam etmesini, Türk askerlerinin adadaki varlığının devamını ve ayrıca Türkiye ile gümrük, içişleri, siyasi birlik kurulmasını destekliyor. CTP ise Rumlarla ortak devlet kurmak ve Türkiye'den ayrı yaşamayı ön planda tutuyor" dedi.

Kuzey Kıbrıs'taki kamuoyu yoklamalarının güvenilirliğini yitirdiğine işaret eden Atun "Kamuoyu yoklamaları, inanırlığını kaybetmiş durumda. Bu şirketler şimdiye dek, hangi partiden para alırlarsa onu öne çıkardılar. Ama benim öngörüm, sandıktan birinci çıkmasını beklediğim  UBP ile ikinci çıkacağını öngördüğüm CTP'nin arasında 5-6 milletvekili fark olacağı yönünde. Bu iki partiyi ise, 2'şer veya 3'er milletvekili çıkaracak olan partiler takip edebilir. Her ne kadar kararsızların oyu tabloyu etkileyecek olsa da, UBP'nin iki küçük partiyle koalisyon hükümeti kurmasını olası görüyorum." dedi.

‘UBP İKTİDAR OLURSA ÜLKE KAOSA GİDER'

Kuzey Kıbrıs'taki seçimlere günler kala, sandıktan çıkacak olası sonucu ve etkilerini Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim ise Kuzey Kıbrıs'ın ikinci cumhurbaşkanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat oldu. Seçimlerin nasıl bir sonuç vereceğine yönelik tahminde bulunmanın zor olduğuna işaret eden Talat "Ülkemizde ekonomik ve mali sorunlardan, trafiğe, uyuşturucuya ve asayişe kadar çok fazla sorun var. Tabii, bunların başında da Kıbrıs Sorunu geliyor. Çıkacak sonuç, bu sorunların çözülüp çözülmeyeceği konusunda önemli rol oynayacak. Ancak bu ülkeyi bu hale sokanlar ve kendi pozisyonlarının yüksek göstermeye çalışanlar yeniden iktidara gelirse, ülke kaosa gidecek. Demek istediğim, UBP ve DP'nin, yalnızca UBP'nin veya herhangi bir başka partiyle koalisyon oluşturmak suretiyle UBP'nin iktidara gelmesi durumunda ülkenin durumunun daha da kötüleşeceği…" dedi.

UBP'nin hükümette yer almamasını umduğunu söyleyen Talat "Benim beklentim Ulusal Birlik Partisi'nin veya tercihen Demokrat Parti'nin hükümette bulunmamasıdır. Ama sorunların en baş sorumlusu Ulusal Birlik Partisi'dir ve onun biran önce Kıbrıs Türk'ünün defterinden silinmesinde fayda görüyorum" ifadelerini kullandı.

SEÇİM SONUÇLARI KIBRIS SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜNE NASIL ETKİ EDER?

Genel seçimlerde çıkacak sonucun Kıbrıs Sorunu'nun çözümü sürecinde de rol oynayacağına işaret eden Talat şöyle konuştu:

"Kıbrıs Sorunu müzakerelerini yürüten kişinin Cumhurbaşkanı olması itibarıyla, süreçte hükümetin doğrudan bir etkisi yok. Ancak çözüm istemeyen bir hükümet kurulursa, bunun sürece olumsuz etkilerinin olması kaçınılmaz. Çünkü çözümün hayata geçmesi için yapılacak işler var ve bunları yerine getirecek olan hükümettir. Müzakereleri Cumhurbaşkanı yürütse bile hükümet, özellikle olası anlaşmanın uygulanmasında çok önemli role sahip olacaktır. Tam da bu sebepten UBP'nin hükümette yer almaması önemli. UBP'nin emirnameleri kaldıracağı yönünde asla gerçekleştiremeyecekleri ama niyetlerini göstermesi bakımından son derece tehlikeli olan vaatleri de, hükümette yer almamalarının önemini hatırlatıyor" dedi.

‘SEÇİMLER, KIBRIS SORUNU'NA ODAKLANIRKEN İÇ SORUNLARIN GÖZ ARDI EDİLMEMESİ YÖNÜNDE UMUT VAAT EDİYOR'

Peki, Kuzey Kıbrıs'ın gideceği erken seçim, halkın hangi sorun ve ihtiyaçlarına karşılamaya aday? Bu sorunun yanıtını ise Sputnik'e konuşan Gazeteci Mert Özdeş veriyor. Gazeteci ve sunucu Özdeş'e göre Pazar günü gerçekleşecek olan seçimler, partilerin ilk defa Kıbrıs Sorunu yerine iç sorunlara ağırlık vermesi itibarıyla önemli.

Özdeş "Yaklaşan seçimlerin önemi büyük çünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, siyasetin yıpranışlığı, siyasete ve siyasetçilere olan güvensizlik doruk noktaya çıkmış durumda. Bugün kime sorarsanız sorun, size sadece Kıbrıs Sorunu değil, günlük hayata ilişkin de çok büyük sorunlar olduğunu söyleyecektir. Bunların başında hiç kuşkusuz ki; sosyal adaletsizlik, şeffaf olmayan yönetim anlayışı, adaletsizlik, ekonomik sıkıntılar, eğitim ve gibi devletin temel sorumluluk alanına giren konulardaki eksiklikler bunların başında geliyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde halk devletinden değil ama hükümetinden memnun değil. Yaklaşan seçimler, sağ ve solun- belki de ilk defa- Kıbrıs Sorunu'na odaklanırken iç sorunları çözmeyi bir kenara bırakmamak konusunda hemfikir olması dolayısıyla önemli" ifadelerini kullandı.

Son dönemde Kıbrıs Sorunu'na geçmişe göre çok daha az odaklanıldığını savunan Özdeş "Yarın öbür gün Birleşik Kıbrıs altında olsun veya olmasın, bugün itibarıyla sağ ve solun buluştuğu ortak bir nokta var: Yalnızca çözüm bekleyerek yaşamamak. Kısacası, Türkiye Cumhuriyeti'nin de katkılarıyla ekonomimizi güçlendirmeli, deyim yerindeyse önce ev ödevlerimizi yapmalıyız. Ancak bu şekilde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Kıbrıs Sorunu'na ilişkin olarak masaya oturduğumuzda dik durabiliriz. Ve hatta belki de bizim bu şekilde güçlenmemiz de, birleşme konusunda Güney Kıbrıs'taki Rum vatandaşları için bir motivasyon kaynağı olabilir. Neticede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bugün kendi içindeki sorunlarını halletmezse, yarın ya yine aynı sorunlarla ya da Avrupa Birliği'nin dayatmalarıyla karşı karşıya kalacak" dedi.

‘ŞEFFAF, HESAP VEREBİLİR VE PROJE ÜRETEN BİR YÖNETİM BEKLENTİSİ VAR'

Seçim sürecine ilişkin bir diğer soru ise Kuzey Kıbrıs'ta halkın, bu seçimlerin en çok neleri getirmesini arzu ettiği. Özdeş'in bu soruya yanıtı ise "şeffaf, hesap verebilir ve kendisine ayrılan hibeleri proje üreterek doğru biçimde kullanan bir yönetim."

Özdeş "Kamuda verimsizlik ve yığılma sorunu var. Kök Kıbrıslı vatandaşların çoğu kamuda istihdam ediliyor. Zira kamuya atamalar, neredeyse her dönemde siyasi bir araç olarak kullanılmış. Vatandaş şeffaf, hesap verebilir, yargının düzgün çalıştığı, parlamenterlerin bile yargılanabileceği bir yönetim arzu ediyor ve böyle bir yönetimin süregelen sorunlara çözüm olabileceğini düşünüyor. Bunların dışında başka sorunlar da var. Mesela Türkiye'nin geçen yıl ayırmış olduğu hibe kaynakları hiç kullanılamadı. Hiç proje üretilmemiş ve bu hibenin hiç değerlendirilmemiş olması da halihazırdaki hükümete yöneltilen en büyük eleştirilerden biriydi" diye ekledi.

KUZEY KIBRIS'TA SEÇİM SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?

Kuzey Kıbrıs'taki seçim sonuçlarını anlamlandırmak için seçim sistemindeki farklılıkları göz önünde bulundurmak şart. Zira, Kuzey Kıbrıs'ta seçmen, oyunu bir partiye mühür basarak kullandıktan sonra, mühür bastığı partinin adayları arasında tercih yapmak istemesi durumunda, her ilçedeki aday sayısının yarısını işaretleyebiliyor veya birden fazla partiye oy verebiliyor.

İlgili Terimler : ,

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.