NATO’nun 2018’de Türkiye’ye saldırı planı

19.11.2017

37 views Kişi Okumuş

0 Yorum

NATO’nun 2018’de Türkiye’ye saldırı planı

NATO’nun Norveç’teki "Trident Javelin" (Üç Uçlu Mızrak) Tatbikatı’nda cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hedefe konulduğu skandalın yankıları devam ediyor. 8 Kasım’da başlayan tatbikat 16 Kasım’da sona erdi.

Yeni Şafak Gazetesi'nin iddiasına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, skandaldan 17 Kasım’da haberdar oldu ve yapılan alçaklığı kamuoyuna duyurdu.

Kıymet Sezer imzalı şöyle devam ediyor:

HAYALİ BİR ÜLKENİN 'DİKTATÖRÜ'

Norveç ordusunda görevli bir teknisyen, Skolken ülkesinin ‘diktatör lideri’ diye resmedilen düşman tablosuna Atatürk’ün fotoğrafını koydu. Senaryoda ayrıca, Skolken ülkesinin liderinin sosyal medya hesabındaki paylaşımları üzerinden başlayan savaş senaryosu da tatbik edildi. Türk asıllı Norveçli bir sözleşmeli subay tarafından açılan sahte hesap, tatbikat senaryosunun parçasıydı. ‘RTerdogan’ adına sahte hesap açarak buradan Erdoğan’ı ‘düşman unsur’ olarak tanımlayan Norveç subayı, NATO’yu zarara uğratan anlaşmalar yaptığını iddia ettiği Erdoğan’ı ‘NATO düşmanı’ olarak gösterdi.

NATO ADI GEÇEN ÜLKEYE SAVAŞ AÇIYOR

Tatbikatın jenerik senaryosunda, hayali Skolken ülkesiyle Türkiye arasındaki benzerlikler dikkat çekti. Senaryoda, ‘Skolken ülkesinin S-400 edinme yönünde önemli aşamalar katettiği’ ve ‘son dönemde Skolken ile S-400 üreticisi ülke arasındaki yakınlaşmanın arttığı’ detayları yer aldı. Liderin sosyal medya paylaşımları da eklendiğinde yaşanan gelişmeler üzerine NATO’nun operasyon hedefindeki ana ülke Skolken’e savaş açıldı. NATO, yaşanan skandalı ‘münferit, kişisel’ gibi sözlerle geçiştirse de jenerik senaryodaki bu ayrıntılar tatbikatın Türkiye’ye atfedildiğini açıkça gösteriyor.

Norveç’teki tatbikatın senaryosunda düşman ülke ‘Skolken ülkesi’ olarak belirlendi.

OPERASYON HAZIRLIĞI

NATO, Trident Javelin tatbikatıyla açıkça Türkiye’ye karşı savaşın senaryosunu çalıştı. Tatbikatta yaşanan bu skandal, “Türkiye’ye yönelik bir operasyonun hazırlığı” olarak yorumlandı. Asıl senaryo, Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden yalan söylemler yayarak NATO’yu Türkiye’ye düşman etmekti. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile görüşmesinde, “Başlatılan idari soruşturmanın sadece olaydan sorumlu kişiler ile sınırlı kalmayıp, etraflı bir soruşturma yapılması ve bazı kişilerin kendi amaçları için NATO’yu araç olarak kullanmasına ve ittifakın işbirliği ve dayanışmasına zarar vermesine müsaade edilmemesi gerektiğini” vurguladı."

MILLENNIUM CHALLENGE 2002

NATO'nun Norveçte yaptığı tatbikat akıllara ABD'nin o tarihe kadar yaptığı en büyük tatbikat olan 'Bin Yılın Meydan Okuması'nı getirdi. 13 bin 500 kişinin katıldığı, ülkenin 26 ayrı bölgesinde gerçekleşecek, üç hafta süreli tarihindeki en büyük askeri tatbikatı yapılmıştı. ''Millennium Challenge 2002'' tatbikatı, bilgisayar simülasyonları ile biri Virginia Suffolk'ta, diğeri California San Diego'da olmak üzere iki komutanlığın yönetiminde yapıldı.

Tatbikatın konusu ise; işgal edilmesi planlanan ülkede önce yıkıcı bir deprem meydana gelir, bu depremle eş zamanlı olarak uluslar arası bir mahkeme ülkenin sınırlarını ilgilendiren ve çıkarlarına ters bir karar alır. Burada konu daha da ilginçleşir ve ordu hedef ülkede darbe yapar ve yakınında bulunan ada ülkeyi ablukaya alır. Önemli ulaşım yollarında bulunan bu adanın ablukaya alınması ile birlikte ABD harekete geçer ve 96 saatte o ülkenin önemli şehirlerini işgal etmeye çalışır.

 

Bu senaryo açıklamaya gerek bırakmayacak derecede Türkiye'yi, o günden bu güne yaşananları hatırlatmakla birlikte bazı açıklamalarda bulunmakta fayda var. Öncelikle, şunu belirtmek gerekir ki tatbikatın gerçekleştirildiği dönemde, dünyada seferberlik emrini 96 saatte gerçekleştirebilen tek ordu TSK idi. Deprem olması ise Türk vatandaşlarına zaten tanıdık gelecektir. İster gerçek manasında olsun, isterse ekonomik bir depremi temsil etsin bu konu Türkiye ile bire bir eşleşmektedir. Ayrıca tatbikatın yapıldığı California'da Kuzey Anadolu Fay Hattı'na eş bir fay hattı olduğu da akılda bulundurulmalıdır. Komşu ada ülkeye yapılan abluka operasyonu ve darbe yapılması ise bu tatbikatın Türkiye açısından en ilginç noktalarıdır.

Her iki tatbikatta örneklemeler yerine konduğunda hedef ülkenin neresi olduğu tahminlerden uzak değil!

Norveç’te Türkiye’yi hedef alan skandal tatbikat, NATO’nun 2018 yılında yapacağı muhtemel bir operasyonun hazırlığıydı.

Tatbikata konu olan ülkenin adı Skolken olarak belirlendi. Skolken ülkesinin hedef alınmasının sebebi S-400 pazarlığı yapması ve S-400 üreten ülkeyle yakınlaşmasıydı. Türkiye yakın zamanda S-400 füzelerini alacağını cumhurbaşkanı Erdoğan " bu iş bitti" diyerek açıklamıştı.

Tatbikatın yapıldığı NATO üssünde 15 Temmuz’a kadar görev yapan Fetullahçı subaylardan 5’i (biri askeri ateşe) 15 Temmuz’dan sonra Norveç’ten siyasi sığınma talep etti ve bu ülkeye sığındılar. Skandalda FETÖ şüphesi gözardı edilmiyor. FETÖ’nün 15 Temmuz’daki tetikçilerinden eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş de 10 yıl önce bu karargahta görev yapan isimler arasındaydı.

Tatbikatın planlaması NATO Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapıldı. Tatbikatın planlama ve icrasında da Norveç’in milli unsurları da yer aldı. Tatbikat senaryoları da tüm NATO üyesi ülkelerin komutanlarının emir-komuta silsilesi içerisinde tamamlandı.

Tatbikatın zamanlaması da oldukça ilginç. 8 Kasım 2017'de başlıyor, 13 Kasım'da Mustafa Kemal Atatürk ve Tayyip Erdoğan tatbikatta "düşman hedef" olarak belirleniyor. Türkiye ise 17Kasım'da Norveç tatbikatındaki 40 askerini derhal çekiyor.

NATO’nun Avrupa kanadından peş peşe özür açıklamaları gelirken, ABD ise aynı dakikalarda Türkiye’yi S-400’den vazgeçirmek üzere tehdit açıklamaları yapıyordu.

Aydınlık'a konuşan E. Org. Necati Özgen, "NATO Türkiye’ye karşı yükümlülüklerini zaten yerine getirmiyor. NATO konusunun masaya yatırılmasının zamanı gelmiştir" dedi.

Bir başka isim E. Org. Edip Başer de verdiği röportajda, "Türkiye bu konudan duyduğu rahatsızlığı sert bir şekilde ifade etmeli. NATO bizim için vazgeçilmez anlamında söylemiyorum bunları. Türkiye için hiçbir şey vazgeçilmez değildir" demişti.

Emekli Hava Tümgeneral Beyazıt Karataş da "NATO’dan elimizi kolumuza sallayarak çıkamayız. Birçok kuruluş, yan kuruluş, büyükelçiler, NATO temsilcileri, tatbikat karargahları, personel tayinleri gibi düşünülmesi gereken çok konu var. İngiltere’nin AB’den çıkmasındaki örnek gibi çıkış işlemi gerçekleşir. Ancak bu karar ’nin resmi niyeti değil yapılacak referandumla Türkiye’nin kararı olur. Şu anda Amerikan karşıtlığı yüzde 85 olduğuna göre şu anda ‘NATO’ya hayır’ kararı çıkabilir" diyerek görüşlerini açıklamıştı.

UKRAYNA VE KATAR 'DENEYLERİ'

Türkiye’yi NATO ile karşı karşıya getirmeyi amaçlayan hayali savaş senaryosu hayli tanıdık bir yöntem. Daha önce de Ukrayna savaşında ve Katar krizinde ülkeler aynı senaryo üzerinden karşı karşıya getirilmişti.

 

SANAL SAVAŞ-GERÇEK SAVAŞ

IŞİD'li teröristlerin propaganda amaçlı kullandığı ve çok sayıda yabancı savaşçıyı etrafında topladığı Twitter platformu, Rusya-Ukrayna savaşında fitili ateşleyen mesajlara sahne olmuştu. Hem AB hem de NATO internet üzerinden propaganda savaşı olarak gördükleri duruma karşılık vermek için birimler oluşturmuştu. Katar krizinde de yine fitili sahte hesaplar üzerinden yayılan yalanlar ateşlemiş, BAE-Suud bağlantılı internet korsanları, Katar’ın resmi haber ajansını ‘hack’leyip, Katar Emiri’nin ağzından sahte demeç servis etmişti.

 

Muavenet%20Z%C4%B1rhl%C4%B1s%C4%B1%20bir%20NATO%20tatbikat%C4%B1nda%20%22yanl%C4%B1%C5%9Fl%C4%B1kla%22%20vurulmu%C5%9Ftu

Muavenet Zırhlısı bir NATO tatbikatında "yanlışlıkla" vurulmuştu

 

NATO'DAN AZ ÇEKMEDİK

Taraflardan birine yapılan saldırı, herkese yapılmış kabul edilir” şeklindeki 5. Maddesiyle öne çıkan Soğuk Savaş dönemi örgütü Kuzey Atlantik Paktı (NATO), 1949 yılında Sovyet tehdidine karşı kuruldu.

NATO’nun tek Müslüman ülkesi olan Türkiye, 1952’de NATO’ya ağır bedeller ödeyerek girdi. Kore Savaşı’nda, 721 askerimiz şehit düştü, 234 asker esir oldu, 672 asker yaralandı, 175 asker de kayboldu.

Türkiye, dünyanın dört bir yanındaki NATO operasyonlarına aktif katkı sundu ancak NATO üyesi ülkelere yönelen güvenlik tehditlerine karşı gösterdiği hassasiyeti müttefiklerinden göremedi.

1974 Kıbrıs çıkarmasında NATO üyesi müttefiklerinin ihanetiyle karşı karşıya kaldı.

NATO, Türkiye’yi değil Yunanistan’ı destekledi; Ankara’ya silah ambargosu ve ekonomik ambargolar uyguladı.

Yine NATO, Türkiye’nin tüm çabasına karşın terörüyle mücadeleye de yanaşmadı. Mehmetçik ile savaşırken, Türkiye yine NATO’dan ambargolar yedi.

PKK, Çekiç Güç sürecinde de açık açık desteklendi, havadan atılan silahlar, malzemeler ve yiyecek ikmali yardımlarıyla palazlandırıldı. Yapılan yardımları açıkca dile getiren dönemin Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis'e bir suikastle şehit edildi.

Muavenet adlı zırhlımız, 2 Ekim 1992’de Display Determination-92 (Kararlılık Gösterisi-92) adlı NATO tatbikatı sırasında Ege’de ABD uçak gemisi Saratoga’nın ateşlediği 2 adet SeaSparrow hava savunma füzesiyle vurulmasının üzerinden tam olarak 25 yıl geçti.

NATO müttefiki ABD, 1 Mart 2003 tezkeresi çıkmayınca Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirecek kadar ileri gidebildi.

"İttifak"ın en güçlü üyesi ABD, PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG’yi bir ordu gibi donattı, IŞİD ile ittifak yaptı, binlerce TIR silah yardımı yaptı.

İlgili Terimler : , ,

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.