Türkiye, barışın teminatıdır. Türk ordusu adadan çekilirse gerçek anlamda çatışma doğabilir

02.06.2019

8 views Kişi Okumuş

0 Yorum

Türkiye, barışın teminatıdır. Türk ordusu adadan çekilirse gerçek anlamda çatışma doğabilir

Kuzey Kıbrıs’ta yeni hükümetin kurulmasının ardından Sputnik’in sorularını yanıtlayan Başbakan Ersin Tatar, adadaki Türk askeri varlığının, adadaki barışı ve güvenliği sağladığına işaret ederek “Türkiye, barışın teminatıdır. Türk ordusu adadan çekilirse gerçek anlamda çatışma doğabilir” dedi.

Öte yandan Kuzey kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Türk Ordusunun Adadan çekilmesi konusunu sürekli dillendirmekte ve rum yönetiminin bu talebine her seferinde sıcak bakan açıklamalar yapmaktadır.

 

Bir yandan Doğu ’de doğalgaz arayışları ekseninde gerilim hızla tırmanırken ve öte yandan ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunu kaldırma hazırlıkları sürerken, Kuzey Kıbrıs’ta hükümet değişikliği yaşandı. 15 ay süren koalisyon hükümetinin bozulmasının ardından, Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile Halkın Partisi (HP) yeni koalisyon hükümetini kurdu. Kurulan hükümetle birlikte, Kıbrıs sorununun çözümü, doğalgaz aramaları ve doğal zenginliklerin paylaşımı gibi kilit konularla ilgili olarak gözler Kuzey Kıbrıs’a çevrildi. Kuzey Kıbrıs, kendisine dönük ambargoyu nasıl aşacak? Kıbrıs’ta çözüm ne yolla mümkün? Türkiye’nin Fatih sondaj gemisinin Kıbrıs’ın batısında doğalgaz aramalarını sürdürdüğü ve yakında ikinci bir gemi olan Yavuz’un faaliyete geçeceği bu dönemde kurulan bu yeni hükümetin Türkiye’yle işbirliği nasıl tezahür edecek?

Kuzey Kıbrıs’taki yeni hükümet, Kıbrıs sorunun hangi yolla çözülmesinden yana? Başbakan Tatar bu soruyu “Federasyon anlamında bir çözüm artık pek kabul görmüyor. 50 yıldır başarıya ulaşmayan görüşmeler, bu çözümün mümkün olmadığını gösterdi. En son bu çözüm önerisi,  Crans-Montana’da 1.5 yıl önce çöktü. Yani masa devrildi. Artık önümüzde iki devletli çözümler var. Kadife ayrılık veya konfederasyon gibi modeller olabilir. Bu iş iki devlete doğru gidiyor. Her ne kadar şu an bizi tanımasalarda, burada başbakanlık, cumhurbaşkanlığı, her türlü bakanlık, yargı, mahkemeler, belediyeler gibi bir devleti devlet yapan tüm unsurların olduğu, yani burada bir devlet olduğu gerçeğini değiştiremezler. Dünyanın artık bunu görmesi lazım” dedi.

‘TÜRK ORDUSU ADADAN ÇEKİLİRSE GERÇEK ANLAMDA BİR ÇATIŞMA DOĞABİLİR’

Kuzey Kıbrıs’taki Türk askeri varlığının, adadaki barışı ve güvenliği sağladığına işaret eden Tatar “Zorla birleştirme çabaları da çatırdamaya sebep olur. Hele hele, Türk ordusu çekilirse o zaman gerçek anlamda çatışma doğabilir. Türk ordusunun burada barışı koruması, güvenliğimizi koruması, garantör bir ülke olarak burada olması bizim için barışın teminatıdır. Tabii, Rum tarafı bunları anlamayıp kendi aynı siyasetini devam ettirmeye çalışıyor. Özellikle Avrupa Birliği’ne girdikten sonra konuyu istismar ediyorlar ve ‘Avrupa Birliği içerisinde başka bir devletin garantörlüğü söz konusu değildir, günün sonunda buradan çıkıp gitmesi lazım, bizim de Avrupa Birliği içerisinde federal veya başka bir modelle Avrupa Birliği’nin tam üyesi olmamız lazım’ söylemlerini yineliyorlar. Biz ise ‘Kuzey Kıbrıs olarak Avrupa Birliği’ne girelim’ diyoruz ama Türkiye’den de kopmak istemiyoruz. Çünkü Türkiye bizim mal ve can güvenliğimizi sağlayan ülkedir, bizim anavatanımızdır” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Güney Kıbrıs’a dönük silah ambargosunu kaldırma hazırlıklarının hatırlatılması üzerine “Rumlar sürekli silahlanma hazırlıkları içerisindeler. Ancak neye hazırlanıyorlar, bilmiyoruz. Ama günün sonunda Türk ordusu çok daha büyük bir ordu ve Türk ordusunun silah kapasitesi de belli. Biz Türk ordusunun bizim her zaman yanımızda olduğunu biliyoruz. Silahlanmanın kimseye bir faydası yok. Biz Kıbrıslı Türkler olarak öyle silahlanmıyoruz. Zira silahlanmanın kimseye bir faydası yok” yorumunda bulundu.

“Kıbrıs Türk halkı tarihten gelen örf, adet, dini, lisanı, her türlü özelliğiyle bir halktır. Birleşmiş Milletler kıstaslarına göre halk olma özelliğine sahip, her türlü özelliğiyle ve bu topraklarda var olmasıyla bir halktır. Bir halkın halk olabilmesi için kendi kültürü, nüfusu ve toprağı olması gerekir. Bu özelliklerin hepsi Kıbrıs Türk halkında vardır. Biz kuzeye yerleştik ama bu adanın yüz senedir yüzde 80’i Türk toprağıydı. Ama zaman içerisinde nüfus olarak gidip Türkiye’ye yerleştikleri için, çok akrabalarımız var bizim Türkiye’de, burada nüfus olarak biraz geride kaldık. Ama bugün Avrupa Birliği içerisinde İngiltere 70 milyondur, Rusya 80 milyondur ama bir milyon bile olmayan Rum tarafı veto hakkına sahiptir. Bir milyon bile olmayan Rum tarafı herhangi bir Avrupa devleti kadar, İngiltere, Almanya kadar söz hakkına sahiptir. Kendi halkını o şekilde temsil etmektedir. Dolayısıyla bu küçücük Kıbrıs’ta biz de varız. Dünya devletlerinden bizim realitemizi, gerçeklerimizi görmelerini ve dikkate almalarını istiyorum.”

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.